4 Eylül 2011 Pazar

İçsel

Saat sabaha karşı 4'e geliyordu ve bir tane flash'ın içine oturmuş öylece bekliyorduk. Kodumun arabasında uyusan uyunmaz, ayağını bile uzatamazsın tabi, öyle oklava yutmuş gibi oturuyoruz. Sessizliği Ali Hıdır'ın samsun içmekten yandan yemiş Can Yücel'e dönmüş sesi bozdu. "Anasını siktin arabanın" dedi. Hakikaten anasını sikmişti arabanın. Öyle bi viraj almıştı ki, amk sanki formula-1'de yarışıyordu, alt tarafı bi reno flash lan. Dayanamayıp Ali Hıdır'a hak vermek için "Evet siktin. O nası viraj dönmek öyle kepçik aazlı" dedim. Flash'ın, zayıf olanın yok olup gittiği herhangi bir ortamdan farkı yoktu ve burada hatayı direksiyondaki Çiki yapmıştı. Orman Kampı'nın ordaki viraja 100'le girmiş, arabayı toplarlıcam diye de teker, motor ne varsa anasını sikmişti. Şimdi de onurunu korumak için karşı saldırıya geçmek zorundaydı. "Gelmeseydiniz amına koduklarım" dedi, "siktirin gidin çok şikayetçiyseniz". Dayanamayıp bunun enseye bi tane tokat kesiği attım. Ensesi hemen kızardı. Hatasının farkındaydı ve genç aslanlar karşısında yenilgiyi kabullenen yaşlı erkek aslanlar gibi boynunu eğdi. Gidemezdi. Nereye gidecekti amk gecenin dördünde, Arvalya'nın orda yarrak yemiş bülbül gibi kalmıştık. Sanayiden Piç Özcan'ı aradık, o da sabah arayın diye bizi atarladı. Mecbur sabaha kadar, bu arabanın içinde kendi içsel dünyamıza bir yolculuğa çıkacaktık. Sikerim içselini diyip torpido gözünden baliyi çıkardı, kendimize geldik.

Amına kodumun Özcanı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder