Çiki Nabıyon Kardeşim?
Nabıyon bilader?
7 Ekim 2013 Pazartesi
Ya Fotoğrafçılar Beni Alacak Ya Ben Fotoğrafçıları
Bokunda Boğulan Matematikçi Sadece ÇikiNabiyonKardesim Yazarlarına Konuştu : "Abartmayın Amına Koyim Ayda Bi Yıkıyoz Bulaşıkları"
Aslında Ali Çavuş' la tedirgindik biraz röportaj isteğimize yanıt vermeyip vermeyeceği konusunda, fakat bir süre sonra "bir şansımızı deneyelim" gazıyla aradık kendisini. Uzun uzun çaldı telefon, açan olmadı. Tam telefonu kapatmaya karar vermiştik ki, açıverdi telefonu. "Hello, Can I help you?" dedi. Biz bir şaşırdık elbette, hemen "Ok, well, but how could you understand that we are not Russian guys" şeklinde cevap verdik. Gregoriy ise olağan samimiyetiyle "Siktirtmeyin belanızı, daha özel derse çocuklar gelecek, ne soracaksanız sorun" şeklinde yanıtladı sorumuzu. Biz tabi analı bacılı bir röportaj beklemediğimiz için, biraz şaşırdık ve ne yapacağımızı bilemeden aklımıza gelen ilk soruyu patlatıverdik;
"Abi, komşuların evinde bissürü hamam böceği olduğunu söylüyo. Aslı var mıdır"
"Yok kardeş yalandır, hangi orospu çocuğunun ağzını kapatacan ki burda, millet sokaklarda sikişir oldu amk"
"Peki, poincare konjekturunu kanıtlamaya çalışırken çok zorlandın mı abi? Kanıtladıktan sonra götten kıl dönmesi ameliyatı oldun diye de bi haber çıktıydı ama..."
"Onu kim söylediyse, benim yerim belli yurdum belli gelsin, benimle yüzleşsin. Benim götüm belli, gittiğim hastane belli"
"Peki abi son olarak, ödülü neden geri çevirdin?"
" Niye sorup duruyosunuz oğlum bunu, sana ne lan?"
"Yok abi, röportaj babında yani."
"Ya siktir, kapatıyom bak, özel derse öğrenciler geldi."
"Abi, bi iki kurabiye falan ikram et çocuklara. Nurhan' a bağlama bak, 8 ders arka arkaya blok yapma"
"Lan... neyse..."
İşte böyle başladı, böyle bitti Gregoriy ile röportajımız. Kendi dünyasında sıkıştığı için belki de, pek bilimden konuşamadık kendisiyle. Yazıyı kendi dünyasında nasıl sıkıştığına dair bir kanıtla bitirelim;
Gregoriy bi siktir, çekil, inecek var
Senin karın adam mı lan
Zenci yazılımcı mı olur amanaka
Ucuz işgücü diye şirkete zenci yazılımcı aldık, bin pişman olduk amınakodum yerinde bileder. Herif hayatında aslan taşağından daha teknolojik bişey görmemiş. 3 günde anca açabildi bilgisayarı.
Etiketler:
Kabile driven development
18 Mayıs 2013 Cumartesi
Erfadını Sikerim Ali Dayı
Ali Dayı,
Sen kaç paralık adamsın ki, bana adap öğretmeye çalışıyorsun, kaknem herif, orospu çocuğu. Yok çoluğumdan çocuğumdan çıkarmış, yok iki yakam bi araya gelmezmiş, asıl senin iki yakan bi araya gelmiyo it. Boynu kafasından daha geniş orospu çocuğu, bi daha milletin arasında nasihat vermeye kalkarsan, götüne ipek böceği sokar, kelebek oluncaya kadar incir yapraklarını birer birer kıvırıp götüne duhul ederim ali dayı.
Sen kaç paralık adamsın ki, bana adap öğretmeye çalışıyorsun, kaknem herif, orospu çocuğu. Yok çoluğumdan çocuğumdan çıkarmış, yok iki yakam bi araya gelmezmiş, asıl senin iki yakan bi araya gelmiyo it. Boynu kafasından daha geniş orospu çocuğu, bi daha milletin arasında nasihat vermeye kalkarsan, götüne ipek böceği sokar, kelebek oluncaya kadar incir yapraklarını birer birer kıvırıp götüne duhul ederim ali dayı.
12 Kasım 2012 Pazartesi
Dalpipilik Üzerine Aforizmalar...
Bu ammana kodum hayatında, gökhan türkmen gibi ince sesle nağmeler söyleyinceye kadar sikmek istediğim bazı insanlar mevcut... Mevcudiyetini siktiklerim, böyle gelirler durduk yerde, hayatınızın ortasına tuvalet alışkanlığı kazanmamış evcil köpek gibi sıçarlar amana koyadres... Uzaktan evini taradığımın piçleri...
Neyse... Şimdi kafa sikmeyem durduk yerde... Ben size asıl, montaigne yavşağından bahsedecektim. Bu herif zamanında denemeler yazmış ya, aslında çok akıllı davranmış ha. "Deniyorum hacı" demiş, misal "Yardırmalar", "Kaydıraklar", "İnce ince koyuşlar" gibi iddalı bir tanım seçseydi yaptıkları için, bugün montaigne yi herkes atıp da tutturamayan bir orospu evladı olarak anacaktı. Ama bu herif baştan kendini garantiye aldı, "deneme" dedi. yazdıkları da akla uygun, zihin açıcı şeyler olunca, "denemeler" sözü aslında "montaigne" nin yardırmaları gibi algılandı. Bi daha anlatayım mı? Siktir lan ne anlatçam, anlayıncaya kadar oku amına koyim. Hatta ben de okuyayım... Ben de anlamadım lan bi şey, yarak gibi yazmışım amına koyim... Bi daha yazayım bir sonraki paragrafta.
Geçen yolda yürüyorum, bizim Seyit' i gördüm. Annesiyle eve gidiyordu, "naber lan orospu evladı" dedim. Annesinin bi yüzü düştü önce. Hemen annesinin yanına gittim, "teyze yanlış anlama, biz yakın arkadaş olduğumuz için hep birbirimizin anasına küfrederiz. misal, o etse şu an bana küfür, ben de hiç kızmam. ama sen edemezsin bak, benim yakın arkadaşım falan değilsin, edersen ölmüşünü sikerim bak" dedim. Cümlemi bitirir bitirmez, alnıma bir keser sapı indiğini duyumsadım. Ayağa kalktığım an, Seyit' in abisi Mehmet' i gördüm. Konuşmama izin vermedi ve şöyle söze başladı;
"Bak ammana koduğum... Çok sert çıkışların var... Biraz törpüle kendini, biraz daha sağ duyulu olmaya gayret göster. Bu kösnül Gaziosmanpaşa gecelerine dem vuran yalnızlığının ben de farkındayım, fakat Hey Hat!" deyip elini alnına götürdü ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Daha sonra yere yığıldı, "sadece denemekti amacım, denemekti" diyordu. Histeri nöbeti geçirdiği açıktı. Bir köşede annesi ağlıyordu, "ah bu keskin tavırların" diye insanı ta içinden vuran bir ağıda başlamıştı. Seyit ise bir köşede, "Ah! ne gerek vardı, tirada" deyip kafasını kaldırım taşına vuruyordu.
Ben mi? Bense sadece montaigne yi düşünüyordum. Mehmet Abi' nin alnıma keser sapı ile vurmasıyla, montaigne nin yazdıklarına yıllar evvel "denemeler" adını vermesi arasında akıl almaz bir çelişki vardı. Yoksa montaigne, yazdıklarının ileride son derece önem kazanacağını bildiği halde onları "denemeler" adı altında toplayarak hem bir mütevazilik örneği göstermiş hem de bu ileri görüşlülüğüyle bir artı puan alacağını mı düşünmüştü? Peki Mehmet Abi... Asıl planı aklında kurduğu o tiradı mı atmaktı? Alnıma keser sapıyla vurmak, tiradın etkisini mi öldürmüştü acaba? Yoka Mehmet Abi mütevazi olmayı mı becerememişti? Acaba alnıma keser sapıyla vurma ile tiradı atma eyleminin sırasını değiştirseydi, o histeri krizlerini geçirmeyecek miydi? Peki Seyit? Ne gerek vardı tirada derken, hem bir yandan annesini yadsıyor, hem de bir yandan montaigne' nin mütevaziliğinden mi dem vuruyordu? Annesi niye ağlıyordu? Oğlunun keskin tavırlarından yakınırken oğlunu montaigne gibi yetiştiremediği için mi hayıflanıyordu? Sadece hayıflansa iyi miydi? Sanki bir yandan da musakka yapıp kendini tatmin ediyor gibiydi? Şakşuka rakıyla iyi mi giderdi? Şayet gitmeseydi, geçmişte şakşukayla rakıyı beraber deneyip bu akımı başlatan adamın mütevaziliğinden konuşuyor olur muydu insanlar? Montaigne misali...
17 Şubat 2012 Cuma
Bu Ammana Kodum Blogu Sahipsiz mi?
kulağıma bazı sözler geldi. yok efendim bu blog sahipsizmiş, yok efendim artık kimse sikine dolamıyomuş bu blogu. bak şimdilik sadece uyarıyom, yoksa ananızı sikerim de. şimdilik sadece uyarıyla yetiniyorum, adam olun aquanın o büyük sarı kaydırağı gibi kayarım ailenizdeki dişilere. tamam mı bileder.
Etiketler:
Ammana Kodum Evladı Tornacı Ekore
Kaydol:
Yorumlar (Atom)





